Bildiğiniz üzere bir müzik ve kültür ajansımız var, Özlem Ajans. 2004 yılında uzun süren özlemimize nokta koyan Özlem Ajans 6 yılda birçok mesafe kat etti. Ezgi üzerine bina ettiği kültürü, özgün haliyle klasik bir çizgide, geçmişten günümüze akseden bir tarz oluşturmayı ve bu arada dinleyicilerine mesajlar vermeyi de başardı. Popüler kültürden uzak kalıp, kendi olmayı başararak moderni tenin rağmına bir hayran kitlesi oluşturdu. Bilinen bir gerçektir ki insan fıtratı gereği doyumsuz bir varlıktır. Günümüz dünyasını da değerlendirdiğimizde teknolojinin ifrat derecede hayatımızın her alanını kapladığı gerçeği ve bu gerçekliğin beraberinde getirdiği tüketim hastalığı. Kuşkusuz müzikte de İslami müziğin dinleyicileri ne yazık ki doyumsuz bir hale gelmişlerdir. Öyle ki İslami müzik kimi tüketim ehli Müslümanlar tarafından artık burun kıvrılan bir duruma gelmiştir. Şu şekilde homurdanmaları hepiniz duymuşsunuzdur. “Ağabey nerde o eski parçalar be, neydi o kervanlar, adamlar samimi söylüyordu, ihlâs vardı vb. mealindeki sözler.” El Hak bu söylenenler doğru bir tespittir. Çünkü mücadele ortamında ve kefen boyunda yapılan bir müzik daha içten ve daha samimidir. Ancak mesele bu değil, bu bahaneleri ileri süren bizler bugün İslami müzikle iktifa etmeyip şu türkü’nün sözlerinde bir şey yok o halde şu şarkıyı da dinleyebilirim noktasına gelmiş olmamızdır. Eğer dinleyenlerde de bir samimiyet ve ihlâs olursa inanıyorum ki daha güzel eserler ortaya çıkacaktır. Nitekim mazideki sanatkârlarımıza o içten ezgileri söyleten fedakâr dava erleri ve şehitler olduğunu hatırlatmakta fayda var. Gelelim Özlem Ajansımızın son çalışmasına inşallah bütün kardeşlerimiz bu emek harcanmış CD’yi hem kendilerine hem de yakın dost ve akrabalarına alıp hediye etmiştir. Gerçekten de bu çalışmalar eğer gereken ilgiyi bulmazsa çok özlem duyduğumuz adımlar geç atılabilir. Nasıl ki bir gazete yayın hayatını sürdürmesi için satış yapması ve tirajını arttırması gerekiyorsa, kültür sanat çalışmalarının da daha profesyonel yapılması için kaynak gerekiyor. Nitekim bu son çıkan Daweta Keçu Xorten Müslüman CD sinde görüntü kalitesinin çok da iyi olmadığını gözlemliyoruz. Bunun nedenini Özlem Ajans yetkilerine sormadım ama herhalde verecekleri cevap belliydi. İmkânlarımız buna yetiyordu bunu yapabildik diyeceklerdir. Özlem Ajans yetkililerine elbette bu eksikleri söyleyeceğiz, ama biz, elimizden geleni yaptıktan sonra. Mesela benim naçizane Özlem Ajans’tan beklentilerim şunlardır.
2010 kutlu doğumu birçok ilde kutlandı, yapılan bütün etkinlikler kameraya alındı. Bu etkinlikler bir CD de toplanabilir. Örneğin en güzel noktalar belirlenir, konuşmacının konuşması, ilahi olabilir, tiyatro olabilir, hoş ve gülümseten veya hüzünlendiren bir sahne olabilir. Bunlarla iyi bir tanıtım CD si olur diye düşünüyorum.
Kısa film çalışması olabilir, mesela Susa katliamı veyahut Şeyh Said’in hayatı beyaz perdeye aktarılabilir.
Yayın organlarımızın (İnzar Dergisi, Doğruhaber, Kelhaamed dergisinin) reklamı yapılabilir, küçük bir senaryo ile bu yayın organlarımız hem internette ve inşallah ilerde oluşacak görsel medyamızda (ÇAĞRI TV de olabilir) yayınlanırsa ses getireceğine ve faydası olacağına inanıyorum.
Tiyatro ekibimizin kendine has bir gösterim salonu olursa zaten Nurun Ala Nur olur.
Bir belgesel film olabilir. Ki Özlem ajans yetkililerinden o müjdeyi geçen haberlerde okuduk.
Türkçe kaset çalışması olmayalı bayağı oldu. Batıda ki kardeşlerimiz unutulmamalı. Mesela mavi Marmara ezgisi tüm Türkiye’nin dilinde. Türkçe de güzel eserler verilebilir. Batıda ki Müslümanlar da bu merakı görebiliyoruz.
Son olarak Özlem Ajansa yayın hayatına başarılar diliyor, Nice eserlerle İslam Ümmetine geçmişte faydalı oldukları gibi bugünde faydalı olacaklarına tüm kalbimizle inanıyoruz.
Ammar Yasiroğlu