﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hizmet Haber</title>
	<atom:link href="http://www.hizmethaber.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hizmethaber.com</link>
	<description>Haberin Hizmetinde</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 20:28:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>PKK&#8217;ya silah bırakma çağrısı</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/pkkya-silah-birakma-cagrisi.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/pkkya-silah-birakma-cagrisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 20:28:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=868</guid>
		<description><![CDATA[Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, bölgeye huzur ve mutluluğun gelmesi için terör örgütü PKK&#8217;nın şartsız silah bırakması gerektiğini belirtti. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, bölgeye huzur ve mutluluğun gelmesi için terör örgütü PKK&#8217;nın şartsız silah bırakması gerektiğini belirterek, &#8220;PKK elindeki silahı bırakmadığı müddetçe bölgeye asla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, bölgeye huzur ve mutluluğun gelmesi için terör örgütü PKK&#8217;nın şartsız silah bırakması gerektiğini belirtti.</strong></p>
<p><a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/220682_pkk-teror.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-869" title="220682_pkk-teror" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/220682_pkk-teror-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a></p>
<div>
<p>Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, bölgeye huzur ve mutluluğun gelmesi için terör örgütü PKK&#8217;nın şartsız silah bırakması gerektiğini belirterek, &#8220;PKK elindeki silahı bırakmadığı müddetçe bölgeye asla mutluluk ve huzur gelmeyecektir, bunu herkesin bilmesi gerekir. Devlet asla silahı bırakmaz, burada silahı bırakması gereken kişiler hukukun dışına çıkmış örgütlerdir, onlar silahı şartsız bırakmalıdır&#8221; dedi.</p>
<p>AK Parti iktidarının görevi devraldığı günden itibaren yüreğini ve cesaretini ortaya koyduğunu belirten Cuma İçten, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın 80 yıldır bu ülkede hiçbir siyasi liderin ve hiçbir siyasi partinin yapamadığı cesaretle yola çıkıp Kürt hakları noktasında bir duruş sergilediğini dile getirdi. İçten, iktidarları döneminde OHAL&#8217;i kaldırdıklarını, işkenceleri kaldırdıklarını, GAP, GOP eylem planlarıyla bölgeyi şantiye haline çevirdiklerini ifade etti.</p>
<p>&#8220;AK PARTİ İKTİDARI GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMEKTEN KORKMUYOR&#8221;</p>
<p>Hiçbir siyasi iktidarın cesaret edemediğini yaptıklarını belirten Cuma İçten, kendi dönemlerinde Türkiye&#8217;nin geçmişiyle yüzleştiğini söyledi. İçten, &#8220;Bakın 10 yıldır biz geldik, 17 bin 500 faili meçhul cinayetin 14 bin 500 tanesinin failleri iktidarımız döneminde bulundu. 14 bin 500 faili meçhul cinayetin dosyası kapatıldı. Bunlar hep AK Parti iktidarı döneminde oldu. Ama şimdi bunu da yapıyoruz, geçmişle yüzleşiyoruz ve geçmişle yüzleşmekten de asla korkmuyoruz.</p>
<p>Bırakın korkmayı 1990&#8242;lı yıllarda köylerimizi yakanlar yargılanıyor. Hiçbir iktidar geçmişiyle yüzleşme cesareti gösteremezken, AK Parti iktidarı geçmişiyle yüzleşmekten korkmuyor. Bugün Diyarbakır İç Kale&#8217;de kazılar sonucunda 35&#8242;e yakın iskelet çıktığını hepimiz biliyoruz. Tabi bu iskeletlerin hangi dönemi ait olduğuna dair bilimsel çalışmalar yapılıyor. Belki o çalışmanın sonucunu bekleyip konuşmak herkes için çok daha rahat olacak. Ama en nihayetinde biz şunu çok iyi biliyoruz AK Parti iktidarına kadar bu coğrafyada binlerce insan faili meçhul olarak katledildi. Biz bu katliamları yapanlara her zaman hesap sormaya hazırız ve hesap sormaktan da çekinmiyoruz&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;BDP KÜRT SORUNUNUN TEMELİNİ OLUŞTURAN CHP İLE BİRLİKTE SİYASET YAPIYOR&#8221;</p>
<p>Ülkenin huzura kavuşması için hukuk ve demokrasi mücadelesi verdiklerini belirten Cuma İçten, Barış ve Demokrasi Partisi&#8217;ne (BDP) yüklendi. Kürt sorununu çözmede gösterdikleri uğraşlarda BDP&#8217;nin desteğini alamadıklarını ifade eden İçten, &#8220;Biz şu an hukuk ve demokrasi mücadelesi yapıyoruz. Tüm bunları yaparken hiç kimseyi de ötekileştirmiyoruz. Ama maalesef biz 10 yıldır bunu tek başımıza yapıyoruz. Burada biz yalnız kalıyoruz. Gönül ister ki bunu yaparken CHP, MHP, BDP&#8217;den destek alsaydık. Ama bizim her attığımız hukuk, demokratikleşme mücadelesinde bu üç parti her zaman karşımızda duruş sergilemiştir. Oysa ki özellikle bu bölgede siyaset yapan BDP&#8217;nin haklar ve özgürlükler noktasında bizlere ciddi anlamda sahip çıkmasını beklerdik. Ama BDP ne yapıyor? Kürt haklarının asıl sorunu olan, Kürt sorununun temelindeki problemi oluşturan CHP ile birlikte siyaset yapıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&#8220;NE İSTANBUL&#8217;DAN, NE DE HAKKARİ&#8217;DEN VAZGEÇMEYECEĞİZ&#8221;</p>
<p>Birlik ve beraberlik içerisinde ülkenin bütün sorunlarını çözeceklerini açıklayan Cuma İçten, mevcut sorunların sivil anayasa ile çözülmesinin zor olmadığını söyledi. İçten, &#8220;PKK elindeki silahı bırakmadığı müddetçe, bölgeye asla mutluluk ve huzur gelmeyecektir, bunu herkesin bilmesi gerekir. Devlet asla silahı bırakmaz, burada silahı bırakması gereken kişiler hukukun dışına çıkmış örgütlerdir, onlar silahı bırakmalıdır ve bunu şartsız yapmalıdır. Çünkü siyaset kurumu mevcut problemleri, mevcut talepleri</p>
<p>karşılayabilecek düzeydedir ve bunun alt yapısına da sahiptir. Bunu konuşarak, birbirimizi ikna ederek, birlik ve beraberlik içerisinde kalarak İstanbul&#8217;dan da, Hakkari&#8217;den de vazgeçmeyerek oradaki Kürtlerin de Türklerin de haklarını savunarak din, dil, ırk mezhep ayrımı yapmadan herkese eşit mesafede durarak, bu sorunları yeni bir sivil anayasada çözmek de çok zor değil, siyaset de bunu başaracaktır&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;DİYARBAKIR SANAYİSİNİ İSKENDERUN LİMANI İLE BİRLEŞTİRİYORUZ&#8221;</p>
<p>İş adamlarının Diyarbakır&#8217;a yatırım yapması için kentteki huzursuzluğun bitmesi gerektiğini belirten İçten, açıklamalarını şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Sermaye korkaktır, sermaye ürker. Sermaye para kazanabileceği yere gider. Sermayenin dili, dini, ırkı yok, sadece güvenliği var. Sermaye her zaman güvenlikli yerlere gidip yatırım yapar. Diyarbakır denince akla savaş alanına çevrilen bir şehir geldiği sürece hiçbir iş adamı gelip burada yatırım yapmaz. Dolayısıyla Diyarbakırlıların yapması gereken tek şey sokakları savaş alanına çevirenlere bir duruş sergilemesidir. Bu duruşu sergiledikleri süresince bu sokak benim, bu tarihi eser benim, bu esnaf benim, bu iş adamı benim, bunun burada durması gerekir diye şehirlinin kendi şehrine sahip çıkma bilinci oluşsa zaten yatırımcı buraya gelecektir. Biz Diyarbakır sanayisini İskenderun limanı ile birleştiriyoruz. Bunun altyapısıyla ilgili ciddi bir çalışma yaptık ve buna başlıyoruz. Biz Diyarbakır&#8217;ı karayoluyla Trabzon ile birleştiriyoruz. Diyarbakır&#8217;ı şantiye alanına çevirdik. Bugün Diyarbakır&#8217;da Seyrantepe&#8217;den Dicle Kent üzerindeki ana caddede 11 tane bulvar ve kavşak yapıyoruz. Diyarbakır 81 il içerisinde KÖYDES projesinde en büyük payı alan tek il. Yine hükümet olarak aldığımız karar ile Sur ilçesinin kentsel dönüşümünü yapmaya çalışıyoruz.</p>
<p>500 tane 33 medeniyetten kalan tarihi eserin restorasyon işlemini yapacağız ve Sur ilçesi tamamen tarihi bir mekana kavuşup, turizm güzergahına alınacaktır. Bu buraya turistlerin akın etmesi demektir. Bunun dışında Dicle Vadisi Projemiz var. Şehrin kuzeyinde çok büyük bir gölet oluşturup bir yaşam merkezi oluşturacağız. Bunları yaparken niyetimiz buradaki yıllık milli gelirimizi 15-20 bin dolara çıkarmaktır. Çünkü biz bunu çok iyi biliyoruz buradaki insanların cebine yılda 20 bin dolar girerse, buradaki insanların evi, arabası, işi ve geliri olursa, hiç kimse benim çocuklarıma molotof kokteylli, taş attıramaz. İşte bu şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik çok ciddi adımlar attık. Atmaya da devam ediyoruz&#8221;.</p>
<p>İHA</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/pkkya-silah-birakma-cagrisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Çocuklarım benimle Kürtçe konuşmuyor&#8217;</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/cocuklarim-benimle-kurtce-konusmuyor.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/cocuklarim-benimle-kurtce-konusmuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 20:26:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=865</guid>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, &#8220;İki çocuğum da kreşe başladıktan sonra benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben Kürtçe soruyorum onlar Türkçe yanıt veriyor.&#8221; dedi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, başkanı olduğu Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği’nin (GABB) hazırladığı anayasa taslağını anlatırken, Türkiye’nin 6 veya 7 bölgeye ayrılabileceğini belirterek, &#8220;Türkçe, ülkenin resmi dili olmaya devam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, &#8220;İki çocuğum da kreşe başladıktan sonra benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben Kürtçe soruyorum onlar Türkçe yanıt veriyor.&#8221; dedi.</strong></p>
<p><a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/215753_osman-baydemir.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-866" title="215753_osman-baydemir" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/215753_osman-baydemir-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a></p>
<div>
<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, başkanı olduğu Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği’nin (GABB) hazırladığı anayasa taslağını anlatırken, Türkiye’nin 6 veya 7 bölgeye ayrılabileceğini belirterek, &#8220;Türkçe, ülkenin resmi dili olmaya devam edecektir. Örneğin Kürdistan eyalet parlamentosu Türkçe dışında bölgede çok kullanılan Kürtçe, Arapça, Süryanice’yi de resmi dil olarak belirlemelidir. Bölge meclisi ile merkezi meclis arasındaki bağı Anayasa sağlayacaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>ÇOCUKLARIM BENİMLE ANA DİLİMİ KONUŞMUYOR&#8221;</strong></p>
<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı Osman Baydemir, 40 yaşında olduğunu, doğdukları günden bu yana çocukları Mir Zanyar ve Diyana ile tek kelime Türkçe konuşmadığını, sürekli Kürtçe konuştuğunu anlattı. Baydemir, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Ancak, iki çocuğumda kreşe başladıktan sonra benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben Kürtçe soruyorum onlar Türkçe yanıt veriyor. Onlar Türkçe soruyor, ben Kürtçe yanıtlıyorum. Açık ve net söylüyorum; bu zulümdür. Yarın okula başlayıp, ’Türk’üm, doğruyum, çalışkanım’ diyecekler. 20 yılımı bu davaya vereceğim, çocuğuma kendi dilimi veremiyorum bu zulümdür. Polis ve savcıların bunu bilip empati kurması lazımdır. Biz Türk değiliz, biz Kürdüz kendi dilimiz ve kimliğimiz ile bu ülkenin parçası olarak yaşamak istiyoruz. İsterseniz KCK ve bölücü olarak cezaevine koyun. Bundan sonra ha cezaevinde yaşamışım ha ölmüşüm fark etmez.&#8221;</p>
<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kentte yerel yayın yapan Gün TV’nin canlı yayınına katılarak, başkanı olduğu GABB’ın hazırladığı ve TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sunduğu anayasa taslağını anlattı. Bütün etnik ve kültürel kimliklerin sistemin bir parçası olarak kendini devletin sahibi olarak görebilmesi için birey, fert ve kesim olarak anayasada yer almaları gerektiğini belirten Baydemir, şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Kürt sorunu’, ’Demokrasi sorunu’ dediğimiz sorunların özü; Anayasa sorunudur. Anayasa değiştirilmeden, aydınlık bir gelecek inşa edilemez. Türkiye’nin doğu yakasında bulunan aktörler olarak ne kadar hizmet etme arzusu ile donanmış olursak olalım, ne kadar ekonomik şartlarımız olursa olsun bu kardeş kavgası ve çatışma ortamının kendisi nihayete ermediği müddetçe teknik hizmetler çok başarılamayacaktır. Bir yerden yarayı sarıyorsunuz, ertesi gün başka büyük bir yara ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Kürt sorununu çözmek istiyorsak hem de ekonomik ve sosyal kalkınmayı başarmak istiyorsak yeni bir toplumsal sözleşme önümüzde hedef olarak konulmalıdır.&#8221;</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/cocuklarim-benimle-kurtce-konusmuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye 2 basamak atlayarak 8&#8242;inci oldu</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/turkiye-2-basamak-atlayarak-8inci-oldu.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/turkiye-2-basamak-atlayarak-8inci-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 20:23:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=861</guid>
		<description><![CDATA[Demir-çelik üretiminde geçen yıl dünya 10&#8242;uncusu olan Türkiye, ocak ayında Brezilya ve Ukrayna&#8217;yı da geride bırakarak 8&#8242;inci sıraya yükseldi Dünya demir-çelik üreticileri birliğinin verilerine göre, yılın ilk ayında küresel üretim yüzde 7,8 düşüşle 116,7 milyon tona inerken Türkiye&#8217;de yüzde 14,4 artışla 3 milyon 135 bin tona çıktı. Geçen yıl 34,1 milyon tonluk demir-çelik üretimiyle dünyada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Demir-çelik üretiminde geçen yıl dünya 10&#8242;uncusu olan Türkiye, ocak ayında Brezilya ve Ukrayna&#8217;yı da geride bırakarak 8&#8242;inci sıraya yükseldi</strong></p>
<p><a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/223481_demir.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-862" title="223481_demir" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/223481_demir-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a></p>
<div>Dünya demir-çelik üreticileri birliğinin verilerine göre, yılın ilk ayında küresel üretim yüzde 7,8 düşüşle 116,7 milyon tona inerken Türkiye&#8217;de yüzde 14,4 artışla 3 milyon 135 bin tona çıktı.</p>
<p>Geçen yıl 34,1 milyon tonluk demir-çelik üretimiyle dünyada 10&#8242;uncu sırada bulunan Türkiye, ocak ayı itibariyle Brezilya ve Ukrayna&#8217;yı geride bırakarak 8&#8242;inci sıraya yükseldi.</p>
<p>Yılın ilk ayında sektör lideri Çin&#8217;in üretimi yüzde 13 kayıpla 52 milyon tona ve ikinci sıradaki Japonya&#8217;nın üretimi yüzde 10,6 kayıpla 8,6 milyon tona indi.</p>
<p>Bu dönemde üretimini yüzde 5,7 artışla 7,6 milyon tona çıkaran ABD üçüncü sıradaki yerini korudu.</p>
<p>Demir-çelik sektöründe Türkiye&#8217;nin önünde sıralanan diğer ülkelerden Hindistan&#8217;ın üretimi yüzde 1 düşüşle 6,1 milyon ton, Rusya&#8217;nın üretimi yüzde 0,4 artışla 5,9 milyon ton, Güney Kore&#8217;nin üretimi yüzde 9,6 düşüşle 5,1 milyon ton ve Almanya&#8217;nın üretimi yüzde 8,5 düşüşle 3,4 milyon ton oldu.</p>
<p>Ocak ayında Ukrayna&#8217;nın demir-çelik üretimi yüzde 1,6 gerileyerek 2,9 milyon tona ve Brezilya&#8217;nın demir-çelik üretimi yüzde 0,6 gerileyerek 2,8 milyon tona indi.</p>
<p>Türkiye, geçen yıl da demir-çelikte ilk 10 ülke arasında üretimini en hızlı arttıran olmayı başarmıştı. Küresel üretimin yüzde 6,8 arttığı yılda Türkiye&#8217;nin üretimindeki artış yüzde 17 ile rekor kırmıştı.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/turkiye-2-basamak-atlayarak-8inci-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sokullu Mehmed Paşa&#8217;nın &#8216;Çılgın Projesi&#8217;</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/sokullu-mehmed-pasanin-cilgin-projesi.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/sokullu-mehmed-pasanin-cilgin-projesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 20:22:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=858</guid>
		<description><![CDATA[Kanuni Sultan Süleyman döneminde İstanbul Boğazı güzergahına alternatif olarak geliştirilen Sakarya Nehri Ulaşım Projesi, yaklaşık 500 yıldır hayata geçirilmeyi bekliyor. Tarihi kaynaklara göre, Sokullu Mehmed Paşa tarafından hazırlanan Sakarya Nehri, Sapanca Gölü ve İzmit Körfezi&#8217;ni birleştirmeyi hedefleyen proje, ticaretin geliştirilmesi ve nakliyenin ucuz yolla sağlanması hedeflenmiş. Sakarya, Kocaeli, Bilecik, Eskişehir ve Bolu illerini kapsayan bölgede, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Kanuni Sultan Süleyman döneminde İstanbul Boğazı güzergahına alternatif olarak geliştirilen Sakarya Nehri Ulaşım Projesi, yaklaşık 500 yıldır hayata geçirilmeyi bekliyor.</strong></p>
<p><a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/223493_sokullu-mehmet-pasa.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-859" title="223493_sokullu-mehmet-pasa" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/223493_sokullu-mehmet-pasa-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a></p>
<div>
<p>Tarihi kaynaklara göre, Sokullu Mehmed Paşa tarafından hazırlanan Sakarya Nehri, Sapanca Gölü ve İzmit Körfezi&#8217;ni birleştirmeyi hedefleyen proje, ticaretin geliştirilmesi ve nakliyenin ucuz yolla sağlanması hedeflenmiş. Sakarya, Kocaeli, Bilecik, Eskişehir ve Bolu illerini kapsayan bölgede, Sakarya Nehri üzerinden taşımacılık yapılmasını planlanan projeyle Sapanca Gölü&#8217;nün yanında açılacak yapay bir kanal aracılığıyla da Karadeniz&#8217;den Marmara&#8217;ya ulaşılabilmesi planlanmış.</p>
<p>Fizibilite çalışmalarını Mimar Sinan&#8217;ın yaptığı proje, Sapanca&#8217;dan İzmit Körfezi&#8217;ne kadar olan bölgenin tüm etüt planlarını çıkarılmasına rağmen çeşitli nedenlerden ötürü hayata geçirilememiş. Sultan 3. Murad tarafından yeniden gündeme alınan proje, Sultan 4. Mehmed, Sultan 3. Mustafa, Sultan 2. Mahmud, Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz dönemlerinde de tekrar gündeme getirilmesine rağmen hayata geçirilemediği biliniyor.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun ardından da çeşitli yıllarda gündeme gelen projeyle ilgili en son Sakarya Valiliği tarafından Sakarya Üniversitesine bir fizibilite çalışması yaptırıldı. Fizibilite çalışmaları için 30 milyar lira harcama yapılan proje, 1999 Marmara Depremi&#8217;nin ardından tekrar rafa kaldırıldı.</p>
<p>&#8221;Osmanlı döneminde 7 kez hayata geçirilmeye çalışılmış&#8221;</p>
<p>Projeyle ilgili son fizibilite çalışmasını yapan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necati Ağıralioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projenin hayata geçirilmesinin hala mümkün olduğunu anlattı.</p>
<p>Ağıralioğlu, proje kapsamında iki ayrı rapor hazırladıklarını belirterek, &#8221;Baktığınız zaman Karasu&#8217;dan Adapazarı&#8217;na kadar su yatağının hazır olduğunu görürsünüz. Çünkü barajlar yapılmış, yapılınca da su epeyce kendi yatağını genişletmiş. Zaten 1960 yılına kadar nehir üzerinden Karasu ve Adapazarı arasında taşımacılık yapılıyordu&#8221; dedi.</p>
<p>Bölgenin proje için müsait olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, Adapazarı&#8217;nın düz bir alanda bulunduğuna işaret ederek projenin önünde büyük bir engel olmadığına dikkat çekti.</p>
<p>Ağıralioğlu, projenin önemine vurgu yaparak, &#8221;Osmanlı Dönemi&#8217;nde 7 kez hayata geçirilmeye çalışılmış. Burada, Osmanlı&#8217;nın amacı Sakarya Nehri&#8217;ni İzmit Körfezi&#8217;ne akıtmak. Biraz daha farklı olay. Şimdi Sakarya Nehri, Arifiye&#8217;de Sapanca Gölü&#8217;ne oldukça yaklaşıyor. Eskiden de buraya aktığı yorumu var. İncelemelerde de durum böyle yani. Daha sonra Sapanca Gölü&#8217;nden İzmit Körfezi&#8217;ne kanal açılarak güzergah hazırlanacaktı&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Projenin verimli ve çok ucuz olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, proje kapsamında Sapanca Gölü&#8217;nü kirletmeyecek şekilde nehrin geçişinin sağlanacağını dile getirdi.</p>
<p>Ağıralioğlu, değişik güzergahlardan da geçişin sağlanabileceğine dikkati çekerek, &#8221;Çark Suyu&#8217;na bağlanarak Kazımpaşa&#8217;nın batılarından İzmit Körfezi&#8217;ne gelmek mümkün. Yani Sapanca&#8217;ya uğramadan Kandıra yolu takip edilerek çukurca yerler var, oralardan geçiş sağlanabilir. Kıvrımları kaldırılmazsa nehir güzergahı 140 kilometre. Şimdi bu kıvrımlar kanallarla düzeltilirse biraz mesafe düşer. Böylece gemiler daha hızlı geçer ve mesafe kısalır&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Proje maliyetinin pahalı olmadığını ileri süren Ağıralioğlu, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Bu projenin maliyeti çok ucuz. İstanbul Kanal Projesi&#8217;nin yarısı bile değil yani. 1 milyar dolar bile tutmaz buranın maliyeti. Sadece Sapanca-İzmit arasındaki bölge nedeniyle maliyet artabilir. Nehir yatağının genişliği yeterli durumda zaten. Neredeyse yatak hazır durumda. Engel köprüler ortadan kaldırılırsa Adapazarı&#8217;na kadar rahatlıkla gelinebilir. Artık bu proje kaçınılmaz bir hal aldı. İstanbul&#8217;un yükü çok fazla oldu.&#8221;</p>
<p>&#8221;Böyle bir projeye çok ihtiyaç var&#8221;</p>
<p>Proje üzerinde çeşitli çalışmalar yapan Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Rıfat Akbıyıklı da projenin hayata geçirilmesinin önemini aktardı.</p>
<p>Akbıyıklı, projenin ticari yönünün çok güçlü olduğunu ifade ederek, &#8221;İstanbul&#8217;un doğusunda yer alan sanayinin ve endüstrinin geliştiği illerin bulunduğu bir bölge. Bölgenin gelişmesiyle bu tür bir taşımacılığın ihtiyacı günümüzde dahi hissedilebiliyor&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yalnızca İstanbul Boğazı&#8217;nın su yolu olarak kullanıldığını belirten Akbıyıklı, güzergahın dar olması nedeniyle kazalar yaşandığını aktardı.</p>
<p>Akbıyıklı, proje sayesinde İstanbul&#8217;un yükünün hafifletebilineceğine işaret ederek, &#8221;Böyle bir projeye çok ihtiyaç var. Ancak yeteri kadar özen gösterilemedi. Biz hala konu üzerinde ciddiyetle duruyoruz. Projenin bazı potansiyel faydaları var. Bu şekilde kişi başına düşen milli gelir ve vergi gelirlerinde artış sağlanabilir. Projenin hayata geçirilmesiyle Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere Türk Cumhuriyetlerine ulaşabilmek daha kolay olur&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Türkiye&#8217;de nehir taşımacılığın geri planda bulunduğuna vurgu yapan Akbıyıklı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>&#8221;Türkiye&#8217;de toplam yurt içi yüklerin yüzde 84,5&#8242;i karayoluyla, yüzde 6,8&#8242;i demiryoluyla, yüzde 2,2&#8242;si boru hattıyla, yüzde 6,5&#8242;i denizyoluyla taşınmaktadır. Türkiye, yurt içi taşımacılıkta su yollarını kullanma konusunda birçok ülkenin gerisinde bulunmaktadır. Avrupa şartlarında 100 tonluk yükün bir kilometre için taşınma bedeli de su yolunda daha ucuz. Ayrıca nehir taşımacılığıyla enerji üretimi faydaları hesap edilerek tesisten bir yılda toplam 52 milyon 808 bin dolar fayda sağlanacağı hesaplanmıştır.&#8221;</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/sokullu-mehmed-pasanin-cilgin-projesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çağlayan: Merkez Bankası balans ayarı yapıyor</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/caglayan-merkez-bankasi-balans-ayari-yapiyor.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/caglayan-merkez-bankasi-balans-ayari-yapiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 20:20:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=854</guid>
		<description><![CDATA[Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Merkez Bankası’nın gereken yerlerde piyasaya girdiğini belirterek, “Zamanında tedbir alıyor, adeta balans ayarı çekiyor&#8221; dedi. Bakan Çağlayan, Türkiye-Çin İş Forumu’na verilen arada gazetecilerin sorularını cevapladı. “Çin Türkiye’den tahvil alabilir mi?” sorularına Çağlayan, “ Dün merkez bankaları arasında yapılan anlaşma ile Çin Türkiye tahvilleri alabilir.” karşılığını verdi. Çağlayan, bu miktarın sene sonuna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong><strong>Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan Merkez Bankası’nın gereken yerlerde piyasaya girdiğini belirterek, “Zamanında tedbir alıyor, adeta balans ayarı çekiyor&#8221; dedi.</p>
<p><img class="alignnone  wp-image-856" title="208807_zafer-caglayan" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/208807_zafer-caglayan1-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></p>
<p></strong></strong></p>
<div>Bakan Çağlayan, Türkiye-Çin İş Forumu’na verilen arada gazetecilerin sorularını cevapladı. “Çin Türkiye’den tahvil alabilir mi?” sorularına Çağlayan, “ Dün merkez bankaları arasında yapılan anlaşma ile Çin Türkiye tahvilleri alabilir.” karşılığını verdi. Çağlayan, bu miktarın sene sonuna kadar 3 milyar doları bulabileceğini dile getirdi.</p>
<p>Merkez Bankası kararları ile ilgili değerlendirmeleri de sorulan Çağlayan, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Merkez Bankası regülatör bir kurum. Ona verilmiş olan kanuni görev fiyat istikrarı. Ben de her fırsatta Merkez Bankası’nın sadece fiyat istikrarı bacağında değil, finansal istikrarı da gözetmesi gerektiğini belirttim. Merkez Bankası, şu an girilmesi gereken piyasaya giriyor, zamanında alınması gereken tedbiri alıyor. Adeta bir balans ayarı çekiyor, balans yapıyor. Zaten ondan da beklenen bu.&#8221;</p>
<p>2012 cari açık ve kur öngörülerinin sorulması üzerine ise Ekonomi Bakanı, &#8221;Benim ve arkadaşlarımızın yapmış olduğu tahmin, biz 2012 Ocak ayında cari açık rakamı açıklandığında göreceğiz. 4 milyar dolar altında bir rakam bekliyorum bu ay için. Seneye inşaallah böyle başlayacağız. Cari açık konusunda sadece Merkez Bankası’nın alacağı konum yeterli olmaz. Türk Lirası&#8217;nın değerlenmesi konusunda ben rakam ifade edemem. İhracatçının rekabet edebileceği, ithalatı azdırmayacak, dengeli rekabet edilebilir bir kur yapısı önemli.” yorumunu yaptı.</p>
<p>Avrupa ekonomisinin Türkiye ile direkt irtibatlı olduğunu anlatan Zafer Çağlayan, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Yunanistan&#8217;ın saç tıraşı konusunda bir türlü berberler karar verememişti, nasıl bir tıraş olsun diye. Geçen gün varılan anlaşma, Yunanistan&#8217;ın iflasını önlemiştir. Yunanistan&#8217;ın iflas etmesi tek başına Yunanistan&#8217;a değil etrafına da zarar verecekti.</p>
<p>Avrupa esasında bir yerde kendini korumaya almıştır. Yunanistan devlet tahvillerine yatırım yapmış olan Almanya, Fransa başta olmak üzere birçok ülke bir yerde kendi alacaklarını garanti altına almak durumunda kalmışlardır. Türkiye ekonomisinin dinamik olmasından dolayı benim büyüme tahminim bu sene yüzde 4&#8242;ler aşıyor. Yüzde 5&#8242;ler niye olmasın? Avrupa&#8217;nın düzelmesi de bizim bu büyümemize ciddi manada destek verecektir.&#8221;</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/caglayan-merkez-bankasi-balans-ayari-yapiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akşam yemeğinden tarihi eser çıktı!</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/aksam-yemeginden-tarihi-eser-cikti.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/aksam-yemeginden-tarihi-eser-cikti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 20:17:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[shark]]></category>
		<category><![CDATA[shark balığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=851</guid>
		<description><![CDATA[Malezya&#8217;da bir ev kadını, akşam yemeği için aldığı balığın karnında tarihi bir madalyon buldu. Yerel The Star gazetesinin haberine göre, liman kenti Malakka yakınında yaşayan 47 yaşındaki Suseela Menon, yavru köpekbalığını pişirmek üzere temizlerken, hayvanın karnından 10 gram ağırlığında, 7,4&#215;6 santimetre büyüklüğünde, üzerinde &#8220;ANTONII&#8221; yazan ve bir kadın başı kabartması bulunan madalyon çıktı. 16. yüzyılda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Malezya&#8217;da bir ev kadını, akşam yemeği için aldığı balığın karnında tarihi bir madalyon buldu.</strong></p>
<p><a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/223491_shark.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-852" title="223491_shark" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/223491_shark-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a></p>
<div>
<p>Yerel The Star gazetesinin haberine göre, liman kenti Malakka yakınında yaşayan 47 yaşındaki Suseela Menon, yavru köpekbalığını pişirmek üzere temizlerken, hayvanın karnından 10 gram ağırlığında, 7,4&#215;6 santimetre büyüklüğünde, üzerinde &#8220;ANTONII&#8221; yazan ve bir kadın başı kabartması bulunan madalyon çıktı.</p>
<p>16. yüzyılda Malakka Boğazı kıyılarını ele geçiren Portekiz denizcilerin benzer madalyonlar taşıdığını belirten uzmanlar, kabartmanın da 13. yüzyılda tahta çıkan Portekiz Kralı 1. Dinis&#8217;in eşi Elizabeth von Aragon&#8217;a ait olabileceğini kaydetti.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/aksam-yemeginden-tarihi-eser-cikti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fazilet Ehlinin Dört Şiârı</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/fazilet-ehlinin-dort-siari.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/fazilet-ehlinin-dort-siari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 00:29:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=847</guid>
		<description><![CDATA[Fethullah Gülen Hocaefendi, &#8216;Bamteli&#8217;nde önemli açıklamalarda bulundu&#8230;.   Videosu Soru: Rasûl-ü Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor: أَفْضَلُ الْفَضَائِلِ أَنْ تَصِلَ مَنْ قَطَعَكَ وَتُعْطِيَ مَنْ مَنَعَكَ وَتَصْفَحَ عَمَّنْ شَتَمَكَ (وَتَعْفُو عَمَّنْ ظَلَمَك) “Faziletlerin en üstünü; aranızdaki akrabalık ve dostluk bağlarını koparanı senin arayıp sorman, seni mahrum bırakana senin ihsanda bulunman, sana sövüp sayana, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fethullah Gülen Hocaefendi, &#8216;Bamteli&#8217;nde önemli açıklamalarda bulundu&#8230;.</strong></p>
<div> <a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/210078_hocaefendi.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-848" title="210078_hocaefendi" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/210078_hocaefendi-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></p>
<p></a></p>
<p><a href="http://www.kure.tv/inanc/87-kirik-testi/bamteli-fazilet-ehlinin-dort-si%C3%A2ri/336-Bolum/112457/&amp;embeddedplayer=v1">Video</a>su</p>
<p>Soru: Rasûl-ü Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor:</p>
<p>أَفْضَلُ الْفَضَائِلِ أَنْ تَصِلَ مَنْ قَطَعَكَ وَتُعْطِيَ مَنْ مَنَعَكَ وَتَصْفَحَ عَمَّنْ شَتَمَكَ (وَتَعْفُو عَمَّنْ ظَلَمَك)</p>
<p>“Faziletlerin en üstünü; aranızdaki akrabalık ve dostluk bağlarını koparanı senin arayıp sorman, seni mahrum bırakana senin ihsanda bulunman, sana sövüp sayana, çirkin sözler söyleyene müsamahalı davranman ve (bir rivayette de) zulmüne maruz kaldığın insanı bağışlamandır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 438) Bu hadis-i şerifin ihtiva ettiği hakikatleri ve verdiği mesajları lütfeder misiniz?<br />
-Fazilet; meziyet, iyilik, ilim, iman ve irfan itibarı ile yüksek derece sahibi olma, dinî ve ahlâkî vazifelere riayette sağlam durma ve güzel ahlakla donanma demektir. “Fazilet” kelimesi, artmak, fazlalaşmak, üstün olmak, üstünlük ve ihsan manalarına gelen ‘fazl&#8217; sözcüğünden türetilmiştir; bu açıdan da, bir fazlalıklar kahramanı olmanın unvanıdır. Günümüzde bu kelime yerine “erdem” sözcüğü kullanılmaktadır ama fazilet erdemden daha şümullü bir tabirdir. Zikredilen hadis-i şerifte, Hazreti Sâdık u Masdûk (aleyhi ekmelüttehâyâ) Efendimiz faziletlerin en üstünü olarak dört hususa dikkatleri çekmektedir: (01:13)</p>
<p>-1. Aranızdaki akrabalık ve dostluk bağlarını koparanı senin arayıp sorman. “Sıla-i rahim”; akraba ve yakınlar başta olmak üzere dost ve tanıdıkları ziyaret etme, hal ve hatırlarını sorma, gönüllerini alma ve alâkayı koparmama demektir. Sıla-i rahim, tatlı sözlü, güler yüzlü olmaktan selâmlaşmaya, hal-hatır sormaktan insanlar hakkında iyi dileklerde bulunmaya, ziyâretlerine gitmekten ihtiyaçlarını görmeye, dertlerini paylaşmaktan malî yardımda bulunmaya kadar pek çok iyilik ve ihsanı ihtiva eder. Hususiyle günümüzde bu iyilik ve ihsan yolları neredeyse unutulmuş ve akrabalık bağları bütün bütün koparılmıştır. Fazilet ehli kimseler, anne-babaya, nine ve dedeye, daha sonra amca ve halaya, onların akabinde de dayı ve teyzeye karşı sıla ile emrolunduklarını bilmenin ötesinde kendisiyle bağlarını koparanlarla bile irtibatlarını devam ettirmenin yollarını ararlar. (02:00)</p>
<p>-2. Seni mahrum bırakana senin ihsanda bulunman. İster mal-mülk ve dünyalık itibarıyla ihtiyaç görme, ister alâka gösterip gerektiğinde takdir ve tebrik etme, isterse de tebessümden hibeye kadar her türlüsüyle ihsan sergileme konularında fazilet ehli başkalarının cimri davranmalarına aldırmaz; o hep cömertlerden cömert olur ve Allah&#8217;ın her çeşit rızkını herkesle paylaşmaya çalışır. (03:47)</p>
<p>-Bir gün, bazı melekler, Cenâb-ı Hakk&#8217;a, hullet ve dostluk kahramanı olarak tanıdıkları Hazreti İbrahim&#8217;in mal-mülk sahibi olması hakkında istifsarda bulunur; peygamberlik mesleğiyle onca servetin nasıl telif edilebileceğini sorarlar. Onların maksadı –hâşâ– itiraz değildir, o zenginliğin hikmetinin açıklanmasını istemektir. Melekler, Allah&#8217;ın izniyle, Hazreti İbrahim&#8217;i ziyaret ederler; uzun bir yoldan gelmiş, saçı-sakalı dağınık, üstü-başı perişan birer misafir edasıyla İbrahim Nebi&#8217;nin yanına varırlar ve onun duyacağı şekilde “Sübbûhun Kuddûsün Rabbu&#8217;l-melâiketi ve&#8217;r-rûh” derler. Kalbi ötelerden gelen esintilere açık olan İbrahim Aleyhisselam, Cenâb-ı Hakk&#8217;ı tesbîh u takdîs etmek için çok iyi seçilmiş bu kelimeleri ve onların seslendirilişindeki lâhûtîliği duyunca pek sevinir; “Aman Allahım, bu ne güzel bir söz!” diyerek hayranlığını ifade eder ve “Servetimin üçte biri sizin olsun, yeter ki o tesbîhi bir kere daha söyleyin!” der. Melekler, kendilerine has bir ses ve eda ile o tesbîhi tekrar edince, Allah&#8217;la alâkası açısından tesbîh u tazime ve vahye aşina olan Halilürrahman, o sözdeki derinliğin kendi ruhunda hasıl ettiği tesir neticesinde, bir kere daha aynı tesbîhi duymak için malının tamamını vermeye de razı olur. Nihayet, “Değil mi ki bana bu tesbîhi dinletip öğrettiniz, ben de size köle oldum!” diyerek meleklere mukabelede bulunur. (05:00)</p>
<p>-Karşılık beklemeden vermek ve kendisinden bekleneni ortaya koymayanlara dahi ihsan etmek ilâhî ahlaktır. Bir menkıbede anlatıldığı üzere; Hazreti İbrahim (aleyhisselam) yanına gelenlere inanıp inanmadıklarını sorup inananlara ziyafet sofraları hazırlayınca ve inanmayanları da ikramsız geri yollayınca, Cenâb-ı Hak, Hazreti Halil&#8217;e hitaben “Ey İbrahim, onlar senelerden beri Beni inkar ediyor ve Zât&#8217;ıma yakışmayan değişik isnadlarda bulunuyorlar. Fakat, Ben her şeye rağmen onların rızıklarını kesmedim!” diyerek bu hakikati hatırlatmıştır. (07:00)</p>
<p>-3. Sana sövüp sayana, çirkin sözler söyleyene müsamahalı davranman. Adamın biri, Mevlânâ Celaleddîn Rûmî hazretlerine, “Sen Hristiyanlara bile kucak açıyorsun, Yahudilerle biraraya geliyorsun; günah işleyenlere dahi &#8220;gel&#8221; diyorsun, sarhoşa el uzatıyorsun&#8230; Böyle yapmakla İslam&#8217;ın onurunu iki paralık ediyor, dinin izzetine dokunuyorsun. Sen zındıkın tekisin, seni Cehennem bile kabul etmez!..” diyerek bir düzine hakarette bulunur. Hazreti Mevlânâ ona sadece “Sen de gel, sana da bağrımı açıyorum!” demekle iktifa eder. (08:16)</p>
<p>-Sövüp saymalar, sövüp saymalara yatırım demektir. Nitekim, Kur&#8217;an şöyle buyurmaktadır: “Onların Allah&#8217;tan başka yalvardıkları tanrılarına hakaret edip sövmeyin ki, onlar da cahillik ederek hadlerini aşıp Allah&#8217;a hakaret etmesinler!” (En&#8217;am, 6/108) Evet, mü&#8217;mine düşen, küfür sözü söylememek, konuşurken uygunsuz kelimelerle konuşmamak ve karşısında kim olursa olsun onu rencide etmemektir. (10:50)</p>
<p>-Peygamber Efendimiz de (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde kişinin anne ve babasına sövmesinin büyük günahlardan olduğunu ifade etmiş, orada bulunanlar bu durumu yadırgayıp: “Kişi hiç anne ve babasına söver mi?” diyerek istifsârda bulununca da, Allah Rasûlü (aleyhissalâtü vesselâm); “Evet, kişi tutar bir başkasının babasına söver, (nâseza, nâbeca sözler söyler), o da onun babasına söver; tutar annesine söver, o da onun annesine söver.” (Buhari, Edeb 4) buyurmuştur. (11:55)</p>
<p>-4. Zulmüne maruz kaldığın insanı bağışlaman. Affetmek, ilahî ahlakın bir derinliğidir. Cenâb-ı Allah, mücrim kullarını bu dünyada hemen cezalandırmadığı gibi, şirk haricinde kalan diğer suç ve günahlarından tevbe edenleri de hesap gününde affedebilir. Biz de, amellerimizdeki eksik ve kusurlarımızı bağışlayarak günahlarımızı affetmesini Rahmeti Sonsuz&#8217;un merhametinden dileniriz. Madem kendi hesabımıza böyle bir af beklentisi içerisindeyiz ve madem “Allah&#8217;ın ahlakıyla ahlaklanmak” önemli bir esastır; öyleyse, kusurlarının deşelenmesini istemeyen, hatalarına nazar-ı müsamaha ile bakılmasını dileyen ve ötede af fermanı almayı uman biz mü&#8217;minlerin de ilahî ahlakın gereğini yapıp başkalarını bağışlamamız, kin ve nefret duygularından uzak kalmamız icap eder. (12:55)</p>
<p>-Mü&#8217;minler, hataları büyütmemeli, elden geldiğince kusurları örtmeli ve en affedilmeyecek kabahatları bile bağışlamalıdırlar. Fakat, hiçbir mü&#8217;min, Allah&#8217;a ait hukukun söz konusu olduğu yerde, dine ve dindara düşmanlık edenler hakkında “Ben her şeyi affettim; Allah&#8217;ım, Sen de affet” diyemez. Ömür boyu Allah&#8217;ı inkar etmiş, dine hakarette bulunmuş, İnsanlığın İftihar Tablosu aleyhinde ağza alınamayacak sözler söylemiş, Kur&#8217;an&#8217;a dil uzatmış bir insanın affını dilemek kimsenin haddi değildir; öyle bir istek, her şeyden önce Allah&#8217;a karşı saygısızlıktır. Bu konuda mü&#8217;minler sadece “Ben diğer hakları hak sahiplerine havale ederek kendi hakkımdan vazgeçiyorum.” diyebilirler. (13:03)</p>
<p>Çay Faslından Hakikat Damlaları… (14:06)</p>
<p>-Kalbî ve ruhî hayat; tevazu, mahviyet, kendini silme ve üzerine bir çarpı çekme ile doğru orantılıdır; kendini öne çıkarmak, bazı şeyleri kendinden bilmek, yapıp ettiklerine ve beyanlarına olduğundan fazla değer vermek ve ziyadesiyle alkış beklemek gibi manevi hastalıklarla da ters orantılıdır. Kalbî ve ruhî hayatın inkişafı ölçüsünde insanın enaniyetine, benliğine ve gururuna bakan yönlerinde sığlaşma olur. (14:20)</p>
<p>-Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz&#8217;in Hazreti Ebu Bekir&#8217;e öğrettiği şu dua mana ve muhtevası açısından olduğu gibi kimin kime talim buyurduğu yönüyle de müthiştir:</p>
<p>اَللّٰهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْماً كَثِيراً، وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ وَارْحَمْنِي، إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ</p>
<p>“Allah&#8217;ım, muhakkak ben nefsime nâmütenahî zulûmde bulundum; günahları bağışlayacak Senden gayrı kimse yoktur. Nezd-i Ulûhiyetinden hususi ve sürpriz bir mağfiretle beni yarlığa, bana merhamet et; şüphesiz ki Sen yegâne Gafûr ve Rahîm&#8217;sin.” (18:13)</p>
<p>-Seyyidina Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ruh-u Seyyidi&#8217;l-Enâm (aleyhi elfü elfi salâtin ve selâm) Efendimiz&#8217;in onca takdirine, iltifatına ve müjdesine mazhar olduğu halde, iddiadan uzak durmuş, düz kulluğu talep etmiş ve kendisini hep mü&#8217;minlerin en gerisindeki biri gibi görmüştür. Hazreti Sıddık&#8217;ın “Cud bi lutfike ya İlahî men lehu zâdün kalîl / Müflisün bissıdkı ye&#8217;tî inde babike yâ Celîl!..” mısraıyla başlayan münacaatı, onun ruh haletini ortaya koyması açısından çok ibretâmizdir: “Allahım, azıcık bir zahîresi kalmış şu kuluna lütf u kereminden bol bol nimet ver; iflas etmiş olsa da, yine sadâkatle kapına gelmiş bulunmasına merhameten büyüklüğünü göster! Evet o, günahı pek büyük, zavallı bir kuldur, fakat, Senden başka kimsesi olmayan bir gariptir; Sen o büyük günahların hepsini yarlığa ve bu bîçâreyi sevindir. Onunki isyan üstüne isyan, hata üstüne hata; Senden ise sürekli fazl u ihsan ve pek çok atâ; artık ne desin, kapında şöyle nasıl inlemesin: Rabbim, günahlarım kum taneleri gibi sayılamayacak kadar çoktur; o güzel müsamahanla muamele eyle ve beni bağışla, bütün günahlarımı affet ne olur!” Evet, bu yakıcı nağmelerle tazarru ve niyazda bulunan Hazreti Ebu Bekir, açıkça görülüyor ki, insanlık semasının en büyük yıldızlarından birisi olduğu halde, hiçbir paye iddiasında değil, fevkalade bir mahviyet içerisindedir; ilahî inayet olmazsa, Nebi&#8217;nin şefaat eli uzanmazsa Cennet&#8217;e dahi girememe endişesindedir. Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali gibi Ashâb-ı Kirâm efendilerimizin (radiyallahu anhüm ecmaîn) halleri hep böyledir: Yüksek bir himmetle hep zirvelerde gezinme; fakat, bütün mazhariyetlere rağmen kendini düz bir kul bilme. (20:46)</p>
<p>-Hazreti Ömer Efendimiz döneminde büyük bir kıtlık oluyor. Öyle ki, insanların açlıktan ölmemeleri için yeme içme mevzuunda bir gıda nizamnamesi vaz&#8217; ediliyor ve herkese belli ölçüde yiyecek içecek veriliyor. Aslında, her zaman sade yaşayan Büyük Halife, o umumi nizamnameye uyma mevzuunda daha da hassas davranıyor. Kıtlık devam ettiği sürece et ve balık gibi lezzetli bir yemeği asla ağzına koymadığı gibi, umumî musibeti de kendinden biliyor ve “Allahım! Benim günahlarım yüzünden ümmet-i Muhammed&#8217;i açlıkla helak etme!..” diye dua ediyor. Hazreti Ömer&#8217;in yanından hiç ayrılmayan Hazreti Eslem der ki: Eğer kıtlık bir müddet daha uzayacak olsaydı, Mü&#8217;minlerin Emiri üzüntüsünden ölecekti!.. Onu çok defa, secdeye kapanmış olarak görürdüm; sürekli gizli-açık, sesli-sessiz münacaatta bulunur ve ağlardı. Bazen bütün bütün hıçkırığa boğulur; “Allahım! Öyle zannediyorum ki, yağmursuzluk ve kıtlık benim günahlarım sebebiyledir. Ne olur, benim yüzümden Ümmet-i Muhammed&#8217;i mahvetme.” diyerek adeta inler ve hüzünle tir tir titrerdi. (21:57)</p>
<p>-Hazreti Ali (kerremallahu vechehû) efendimizin, el-Kulûbü&#8217;d-Dâria&#8217;da da yer alan Kaside-i Mecdiyye&#8217;sindeki şu sözleri kendisine nasıl baktığını çok güzel yansıtmaktadır:<br />
إِلَـهِي لَئِنْ لَمْ تَعْفُ عَنْ غَيْرِ مُـحْسِنٍ<br />
فَمَنْ لِمُسِيءٍ فِي الْـهَوَى يَتَمَتَّعُ</p>
<p>“Allahım, şayet Sen ihsan ehlinden başkasını affetmeyeceksen, (benim gibi) nefsinin isteklerine dalmış düşe kalka yürüyen günahkarlara kim merhamet edecek, onların yüzlerini kim güldürecek!..” (23:12)</p>
<p>-Gavsî ne hoş söyler:</p>
<p>“Sen tecelli eylemezsin perdede ben var iken,<br />
Şart-ı izhar-ı vücudundur adîm olmak bana&#8230;” (24:45)</p>
<p>-Bir insan, “İyi bir yerde istihdam ediliyorum.” diye ille de, mutlak mânâda kendisine bir fazilet çıkarmamalıdır. Bu noktada yapılması gereken, bu durumu Allah&#8217;ın bir nimeti olarak bilmek ve ona göre hareket etmek olmalıdır. Zira bidayette insana verilen bu nimetin ilelebet sürüp gideceği garanti değildir. Bundan dolayı, bu büyük nimetin devamı için insan sürekli dua dua Allah&#8217;a yalvarmalıdır. Ayrıca insan bu hâlin, kendisini baştan çıkarmaya matuf bir istidraç vesilesi olmaması için sürekli Cenâb-ı Hakk&#8217;a sığınmalı; kendisini O&#8217;ndan uzaklaştıracak hâdiseler karşısında tir tir titremeli ve böyle bir temkin ve teyakkuz anlayışı içinde hayatını sürdürmelidir. Evet, şu an, her birimiz, çok önemli ve çok parlak hizmetlerde istihdam ediliyor olabiliriz. Ancak hiçbirimiz müzekka olmadığından yani tezkiye-yi nefse muvaffak olamadığından, kendimizi, “Allah bu dini fâcir bir kimse ile de güçlendirir.” (Buhari, Cihad 182) hadis-i şerifiyle anlatılan o racül-i fâcir gibi bilmeliyiz. Başkası hakkında böyle bir kanaate varmak elbette ki doğru değildir. Ancak her fert kendisi hakkında böyle düşünmeli ve son nefesini teslim edeceği âna kadar bütün iyilik ve güzelliklerin, lütuf ve ihsanların gerçek sahibinin Cenâb-ı Hak olduğu hakikatini hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır. (27:00)</p>
<p>-Cihan, temsil kahramanlarını bekliyor. İnsanlık, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e muhtaç; fakat ondan daha çok canlı Kur&#8217;anlara muhtaç. Kur&#8217;an var, her zaman başımızın tâcı.. ama asıl mesele İnsanlığın İftihar Tablosu&#8217;nun temsili&#8230; Hazreti Üstad da şu beyanıyla bu hususa dikkat çekmektedir: “Eğer biz ahlak-ı İslamiyenin ve hakaik-ı îmaniyenin kemalatını ef&#8217;alimizle izhar etsek, sair dinlerin tabîleri elbette cemaatlerle İslamiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt&#8217;aları ve devletleri de İslamiyete dehalet edecekler.” (30:00)</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/fazilet-ehlinin-dort-siari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İran&#8217;dan tehdit gibi açıklama</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/irandan-tehdit-gibi-aciklama.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/irandan-tehdit-gibi-aciklama.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 00:21:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=841</guid>
		<description><![CDATA[İran, İngiltere ve Fransa&#8217;dan sonra diğer Avrupa ülkelerine de petrol satışını durdurabileceklerini bildirdi. Devlet televizyonunun haberine göre, Petrol Bakanı Rüstem Kasımi, İngiltere ve Fransa&#8217;ya petrol ihracatının durdurulduğunu hatırlatarak, diğer bazı Avrupa ülkelerine de petrol satışının durdurulabileceğini söyledi. &#160; &#8221;Ülkemizde kendimiz karar alırız ve hasım ülkelere yaptırım uyguladık&#8221; diyen Kasımi, &#8221;Diğer ülkeler de İran&#8217;dan petrol alımına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İran, İngiltere ve Fransa&#8217;dan sonra diğer Avrupa ülkelerine de petrol satışını durdurabileceklerini bildirdi.</strong></p>
<div></div>
<p><a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/211393_petrolkuyusu-atbaşı.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-842" title="211393_petrolkuyusu-atbaşı" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/211393_petrolkuyusu-atbaşı-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a></p>
<p>Devlet televizyonunun haberine göre, Petrol Bakanı Rüstem Kasımi, İngiltere ve Fransa&#8217;ya petrol ihracatının durdurulduğunu hatırlatarak, diğer bazı Avrupa ülkelerine de petrol satışının durdurulabileceğini söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8221;Ülkemizde kendimiz karar alırız ve hasım ülkelere yaptırım uyguladık&#8221; diyen Kasımi, &#8221;Diğer ülkeler de İran&#8217;dan petrol alımına ilişkin uzun süreli anlaşmalar konusunda tutumlarını netleştirmezlerse onlar hakkında da karar alacağız&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kasımi, &#8221;Petrolümüzü uluslararası piyasada satma konusunda hiçbir sorunumuz yok. Petrol pazarında çok iyi müşteri ve dostlarımız var&#8221; diye konuştu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Petrol Bakanlığı, bir süre önceki açıklamasında iki ila beş yıl süreli anlaşma imzalamamaları halinde AB ülkelerine petrol satılmayacağını bildirmişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tahran yönetimi, Fransa, Hollanda, İtalya, İspanya, Yunanistan ve Portekiz büyükelçilerini 15 Şubat&#8217;ta Dışişleri Bakanlığına davet etmiş ve AB&#8217;nin İran&#8217;dan petrol alımını yasaklayan kararını gözden geçirmelerini istemişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bakan Kasımi de 4 Şubat&#8217;taki basın toplantısında &#8221;Bazı Avrupa ülkelerine petrol ihracatı kesinlikle durdurulacak&#8221; demişti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İran, önceki gün İngiltere ve Fransa&#8217;ya ham petrol ve petrol ürünleri ihracatının durdurulduğunu açıklamıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/irandan-tehdit-gibi-aciklama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çin&#8217;in gelecekteki lideri Erdoğan&#8217;la görüşüyor</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/cinin-gelecekteki-lideri-erdoganla-gorusuyor.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/cinin-gelecekteki-lideri-erdoganla-gorusuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 00:19:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=838</guid>
		<description><![CDATA[Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Şi Cinping, Dolmabahçe’de Başbakan Erdoğan’la görüşüyor.  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Şi Cinping ile görüştü. Erdoğan, Beşiktaş&#8217;taki Başbakanlık Çalışma Ofisi&#8217;nde bir araya geldiği Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Şi Cinping ile özel bir görüşme gerçekleştirdi. Daha sonra heyetler arası görüşmenin yapılacağı toplantıda Başbakan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Şi Cinping, Dolmabahçe’de Başbakan Erdoğan’la görüşüyor.</strong></p>
<div> <a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/223164_si-cinping-si-jinping.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-839" title="223164_si-cinping-si-jinping" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/223164_si-cinping-si-jinping-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Şi Cinping ile görüştü.</p>
<p>Erdoğan, Beşiktaş&#8217;taki Başbakanlık Çalışma Ofisi&#8217;nde bir araya geldiği Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkan Yardımcısı Şi Cinping ile özel bir görüşme gerçekleştirdi.</p>
<p>Daha sonra heyetler arası görüşmenin yapılacağı toplantıda Başbakan Erdoğan&#8217;a, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Türkiye&#8217;nin Pekin Büyükelçisi Murat Salim Esenli eşlik etti.</p>
<p>Heyetler arası görüşme basına kapalı sürüyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/cinin-gelecekteki-lideri-erdoganla-gorusuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suriye ordusunda kopmalar artarak devam ediyor</title>
		<link>http://www.hizmethaber.com/suriye-ordusunda-kopmalar-artarak-devam-ediyor.html</link>
		<comments>http://www.hizmethaber.com/suriye-ordusunda-kopmalar-artarak-devam-ediyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 00:17:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hizmet haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hizmethaber.com/?p=835</guid>
		<description><![CDATA[Suriye&#8217;de yönetim karşıtı gösteriler 11&#8242;inci ayına girerken ülkedeki şiddetin boyutu giderek artıyor.  Suriye ordusu bir çok kentte operasyonlarını sürdürürken çok sayıda üst düzey subay ve asker ordudan ayrılarak Özgür Suriye Ordusu&#8217;na katılıyor. Muhaliflerin sosyal paylaşım sitelerine yükledikleri görüntülerde üst düzey subayların yanı sıra yüzlerce asker ellerinde silahları ile Özgür Suriye Ordusu&#8217;na katıldıkları görülüyor. Askerler, Esed [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suriye&#8217;de yönetim karşıtı gösteriler 11&#8242;inci ayına girerken ülkedeki şiddetin boyutu giderek artıyor.</strong></p>
<div> <a href="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/210766_suriye.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-836" title="210766_suriye" src="http://www.hizmethaber.com/wp-content/uploads/2012/02/210766_suriye-300x161.jpg" alt="" width="300" height="161" /></a>Suriye ordusu bir çok kentte operasyonlarını sürdürürken çok sayıda üst düzey subay ve asker ordudan ayrılarak Özgür Suriye Ordusu&#8217;na katılıyor.</p>
<p>Muhaliflerin sosyal paylaşım sitelerine yükledikleri görüntülerde üst düzey subayların yanı sıra yüzlerce asker ellerinde silahları ile Özgür Suriye Ordusu&#8217;na katıldıkları görülüyor. Askerler, Esed yönetimini düşürene kadar mücadele edecekleri yönünde yemin ediyor.</p>
<p>Son olarak Suriye ordusunda Kurmay Albay Afif Mahmut Süleyman, Suriye ordusundan ayrılarak Özgür Suriye Ordusu&#8217;na katıldığını bildirdi. Kurmay Albay, kendi komutasındaki taburla Suriye ordusuna karşı mücadele edeceğini söyledi. Kurmay Albay Süleyman, &#8220;Yönetim ve askerleri ile özgürlüklerimizi tam anlamıyla kazanana kadar onlarla her yerde mücadele etmeye devam edeceğiz.&#8221; diyerek yönetime karşı savaşmaya devam edeceklerini söyledi.</p>
<p>Öte yandan birliğe katılan üst düzey subaylar da aynı şekilde Özgür Suriye Ordusu&#8217;na katılarak yönetimi devirene kadar mücadele edeceklerini belirtti.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hizmethaber.com/suriye-ordusunda-kopmalar-artarak-devam-ediyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

